» Delgilerin İcadı



Yay delgisinin önce ahşap işleme içinmi yoksa ateş yakmak içinmi geliştirildiği bilinmemektedir. Ateş delgisinde kemik biçimindeki yaya takılı deri şerit kullanılarak, tahta ateş yuvasına bastırılan tahta bir delgi hızla çevrilir, delgi ve yuva arasındaki sürtünme, bir parça samanı tutuşturmaya yetecek kadar ısı yaratırdı. Bu işlemde aynı zamanda da, ateş tahtasında bir delik açılmış olurdu. Eski Mısırlılar bir yay delgisiyle işlenecek delik için uc açmada ve kalaslarda tahta çivilerin yerleştirileceği noktaları işaretlemede, ilkel bir biz türü kullanırlardı. Delgi sapına metalden ya da çakmaktaşından yapılma keskin bir uc takılır, uca daha çok basınç uygulamak için, delgiye geçirilmiş ağır bir çakıl taşı aşağı doğru bastırılırdı. Eski Mısırlılar bizle basit yay delgiyi bir araya getirerek, metal uclu bir matkap geliştirmişlerdi. Dar ya da geniş delikler açmak için farklı büyüklüklerde çeşitli bizler kullanılabiliyordu. Burgu aletinin vida yivli bir ucu vardır. Az bir çabayla daha derinlere işler ve böylece daha geniş bir delik açar. Vidaların takılacağı deliklere uc açmada kullanılır. Sapın sağa, saat yönüne doğru çevrilmesiyle gerecin içine girer, çıkarmak için ters yöne doğru çevrilmesi gerekir. Bir türbişonu andıran ve el matkabıyla çevrilen burguda, ucun içeri girmesi sırasında çıkan talaşı dışarı çıkaran yivler vardır. El matkabına takılan tornavida ucu, normal tornavidaya göre daha yüksek bir dönme gücüyle çevrilebilir. Yay delgiler daha geniş çaplı bir delik açmak ya da kaba gereçleri işlemek için yeterli bir dönme gücünü aktaramaz. Kaldıraçlarla ilgili bilgilerden yararlan...

Devamını Oku

» Yapışmayan Tava (Teflon)



Yapışmayan tavaları günlük hayatımızda oldukça sık kullanırız. Yapışmayı engelleyen teflon kaplama 1938 yılında Roy Plunkett tarafından Amerika'da bir tesadüf eseri bulundu.Soğutucu gaz üretmeyi amaçlarken yaptıkları bir deney sırasında hiç ummadıkları birşey keşfettiler. Bir tüpün içerisine doldurdukları bileşimden sonra tüpü açtıklarında içinde hiçbirşey olmadığını farkettiler. Ağırlığa bakılacak olursa içinde birşeyler olmalıydı. Kesilen tüpün yüzeyinde buldukları beyaz toz asitten etkilenmiyor, elektrik geçirmiyordu. 1 Temmuz 1939'da üretime geçebilmek için patent başvurusu yaptı. Patenti aldıktan sonra bu maddeyi koruyucu giysilerin imalatında kullandı.1946 yılına kadar askeri bir sır olarak saklı tutuldu. Halka açıklandığında ise teflon isminin hakları alınmıştı. Patent belgesinde kumaştan tutun, kalıplara dökülebileceğine kadar birçok kullanım alanı belirtilmişti. 1954 yılına kadar kimsenin aklına teflonu tavalarda kullanmak gelmemişti. Marc Gregorie ve eşi Colette, aliminyumun üzreinde ince bir tabaka halinde teflonu kaplamayı başardı. Bu başarının ardından mutfak eşyalarında kullanmaya başladılar ve 1955 yılında Tefal'i kurdular. O zamanlardan beri birçok alanda teflon kullanımına rastlayabiliriz. Kaynak: http://www.ilkx.com/ Diğer Önemli İcatlar  Aspirin Gemi Pervanesi Planör Atom Bombası Gözlük Paraşüt Atom Gramofon Paratoner Akümülatör Güneşte Kararan Gözlük Penilisin Akrobat Lamba Havagazıa Pil Alfabe Havai Fişek Pipet Alkol ...

Devamını Oku

» Hesap Makinesi İcadı



İskoçyalı John Napier çarpma - bölme ve toplama - çıkarma arasında bağlantılar kurdu. Kurduğu bu bağlantılar mekanik hesap yapma makinalarının temelini attı. Uzun yıllar boyunca insanlar hesap makinasını Blaise Pascal'ın icat ettiğini düşündüler. Aslında ilk icadı onun yapmadığı, ondan 18 yıl önce hesap yapan bir saat icad eden Wilhelm Schickard'ın yaptığı ortaya çıktı. Alman tarihçi Franz Hammer tarafından bu konuda pekçok belge bulundu. Schickard'ın icadı daha önce bulunmasına karşın Pascal'ın icadından daha gelişmiş özelliklere sahipti. Toplama, çıkarma, çarpma ve bölme işlemlerini aynı anda yapabiliyordu.1957 yılında belgeler ortaya çıkarıldı ve hesap makinasının gerçek mucidi olarak Schickard tarihe adını yazdırdı.. 1820 yılınca Charles Xavier Thomas de Colmar Fransa'da ilk ticari hesap makinasını üretti. Günümüzde kullanılan hesap makinaları o zamanlar kullanılanlardan çok farklıdır. Mekanik sistemler yerine günümüzde mikroişlemcili hesaplayıcılar kullanılıyor.Mikroişlemcinin mucidi olan Jack Kilby bu işlemcileri kullanarak elektronik hesap makinalarını piyasaya sürdü. 1967 yılında ise birkaç arkadaşı ile birlikte ilk portatif hesap makinasını tanıttılar. Kilby ve Japon firması olan Canon 3 yıl sonra ilk ticari cebe sığan hesap makinalarını piyasaya sürdüler. Cebe sığacak kadar küçük olan bu cihazlara Pocketronic ismini vermişlerdi. Clive Sinclair İngiltere'de 1972 yılında Sinclair Executive adında bir hesap makinası icat etti. Pocketronic'ten daha küçük ebatlardaydı. Bazıları ilk cebe sığan hesap makinası olarak bunu kabul ediyorlar. İki cihaz arasında teknik farklılıklar vardı. Sinclair sonuçları LED bir ekranda gösteriyordu ancak Pocketronic ısıya duyarlı kağıda yansıtıyordu. Kaynak: h...

Devamını Oku

» Turbo Jet İcadı



Newton'un 3. hareket yasası olarak adlandırılan tezinin hayata geçirilmesi için yüzyıllarca bilimadamları tarafından uğraşıldı. Yasanın temeli her etkinin aynı büyüklükte ve ters yönde bir tepki doğuracağıydı. Bu temele dayanarak herhangi bir aracın arkasından püskürtülen gaz veya bir sıvının aracı ters yöne hareket ettirmesi gerekiyordu. İlk buharlı jet motoru 1781 yılında bulundu ve bir gemide kullanıldı. Tabi ki bu asıl devrim değildi, sadece bir önhazırlık niteliğindeydi. Frank Whittle gerçektende çok büyük bir başarıya imza atarak bir icat geliştirdi ancak uzun yıllar kabul görmedi. İngiltere'de yaşayan Whittle 1928 yılında uçakların uçmasını sağllayan içten yanmalı motorlar yerine gaz türbini ya da jet tahriki gibi sistemler üzerine bir makale yayınladı. Aradan geçen 1 yıl gibi kısa bir sürede de bu iki fikrinin birleşiminden oluşan jet motoruna güç verilmesi için gaz türbinini kullandı. İcat ettiği ilk turbojet motoru için 1928 yılının Ocak ayında bir patent başvurusu yaptı ve 1931 yılında başvurusu onaylandı.Gerek maddi sıkıntılar gerekse cesaretsizlik nedeni ile 1936 yılına kadar hiçbir atılım gerçekleştirmedi ancak 1937'de bir prototip üretip 12 Nisan'da halka tanıttı.İngiltere'de Whittle sayesinde 1941 yılında Gloster-Whittle E 28/39'u havalandırdılar. Tüm bunlara rağmen dünyanın ilk turbojet uçağı bu değildi. Almanya'da yaşayan Hans Von Ohain adındaki mucit 1933 yılından beri jet motorları üzerinde çalışmaktaydı ve 1934 yılında yaptığı turbojet motoru için patent almıştı.1939 yılında ise Heinkel He 118'in alt kısmına yerleştirilen jet motoru ile deneme uçuşu yapmışlar ve 3 gün sonra resmi uçuşlarını gerçekleştirmişlerdi. Whittle ve Ohain birbirlerinden hab...

Devamını Oku

» Atom Bombasının İcadı



6 Ağustos 1945 tarihinde yerel saatle 08.15'te Hiroşima üzerineüç gün sonra da 9 Ağustos'ta Nagasaki şehrine atılarak 100. 000 den fazla insanın ölmesine yol açan 2. Dünya Savaşını kesin bir şekilde sonuçlandıran atom bombalarının yapılmasıyla ilgili çalışmaların tarihi hayli eskilere kadar uzanır. 1896 yılında Henri Becquerel adındaki bir Fransız bilim adamıbazı atomların ayrılıp dağılması sonucu meydana gelen radyoaktiviteyi keşfetmişti. Aynı çıkış noktasına dayanarak deneysel çalışmalar yapan Marie ve Pierre Curieradyum ve polonyum adını taşıyan radyoaktif iki eleman buldular. Einstein (Aynştayn)'ın 1905 yılında ortaya koyduğu bir formül atomların çekirdeğindeki dev enerjiyi bilimsel bir gerçeklikle açıklamış oldu. Bilginlerin bu alandaki çalışmaları büsbütün yoğunlaştı. 1938 yılında Hahn ve Strassmann adında iki Alman bilginiuzun çalışmalar sonucu uranyum atomunu parçalamayı basardılar. Aradan geçen zaman içinde 2. Dünya Savaşı patlak vermişti. Gerek Müttefiklergerekse Almanya hasımlarından daha önce davranarak atom bombasını gerçekleştirmek çabası içindeydi. Amerika Hükümeti bu konudaki çalışmaları 1939 yılında büsbütün hızlandırdı. Aynı yıl içinde Başkan Franklin D. Rosevelt'le görüşen bilim adamları bir atom bombasının yapımı tasarısını açıkladılar. Ertesi yıl bu konudaki çalışmalar için büyük ölçüde ödenek ayrılmıştı. Öte yanda Almanlar da hızlı bir çalışmayla aynı hedefe ulaşmak çabası içindeydiler. Uranyumun U-235 isotopu ve atomların "zincirleme parçalanması" işlemi için gerekli "kritik kütle" diye tanımlanan miktarın bir araya getirilebilmesi Amerika Birleşik Devletle...

Devamını Oku

» Barkotun İcadı



1940'ların sonunda bir lisansüstü öğrencisi olan ABDli Bernard Silver, öğrenim gördüğü Drexel Teknoloji Enstitüsü'ne gelen bir market zinciri sahibinin kasada tüm ürün bilgilerini otomatik kaydedecek bir sistem geliştirilmesini istediğini, ama enstitünün konuyla ilgilenmediğini gördü. Bu fikir Silver'in ilgisini çekti ve doktora öğrencisi olan arkadaşı ABDli Norman Woodland'a bundan söz etti. Konu üzerinde birlikte çalışmaya başladılar. Akıllarına ilkin, kızılötesi ışığın altında parlayacak floresan mürekkeple oluşturulacak desenleri kullanmak geldi ama bunun çok kullanışsız ve yüksek maliyetli olduğu ortaya çıktı. Ardından Norman Woodland, Morse kodu ilkesiyle çalışan ve tarayıcıya okutulabilecek bir etiket düşündü. Mors kodundan tek farkı, noktalar yerine inceli kalınlı çizgiler kullanılması olacaktı. Barkodun henüz oluşum aşamasında ortaya atılan bu görüş modern barkod fikrine çok yakındı ama Woodland ve Silver bu durumda çizgileri tarayıcıya okutmanın çok güç olacağı düşüncesiyle fikri daha da geliştirdiler; 1949'da hedef tahtasındakine benzer iç içe geçmiş halkalar şeklinde bir veri kodu için patent başvurusu yaptılar. Böylece tarayıcının barkoda paralel tutulması zorunluluğu ortadan kalkacaktı. Günümüzün lazerli okuyucuları bu sorunu, etiketi aynı anda birkaç yönden birden tarayarak aşar. Bunun ardından, tarayıcılarının prototipini yaptılar; prototip, okumakta olduğu kodları yakıp kül etmeden önce fikrin işe yaradığını gösterecekti. Woodland o dönemde IBM firmasında çalışıyordu ve firma iki kez patent haklarını satın alma önerisi yaptı. Sonunda patent hakkını 1962'de Philco firması aldı ve sonra...

Devamını Oku

» İnternetin İcadı



İnternetin büyükbabası ARPAnet’in ilk çalışmaları, soğuk savaş döneminde yapılmış. Amaç, yeni bulunan NCP (Network Control Protocol) protokolü sayesinde birbirine bağlanabilen bilgisayarlarla birbirine uzak iki askeri üs arasında bilgi akışını devamlı tutmakmış. 1968′de artık ağır kalan ARPAnet yerine NSFnet kurulmuş ve bu defa ağa üniversiteler de bağlanmış. Bu ağ, bugün internet dediğimiz icadın omurgasını oluşturmuştur. 23 Haziran 1943′te Newhaven’da doğan Vinton Cerf, California’daki Stanford Üniversitesi’nde Matematik Mühendisliğinde okuyan bir öğrenciydi. 1966 yılında üniversiteyi henüz bitiren Cerf, doğuştan işitme engelli olan Sigrid ile tanıştı ve ona büyük bir tutkuyla bağlanarak evlendi. Eşini çok seven Cerf, onun dış dünya ile iletişim sağlayamamasına çok üzülüyor ve buna bir çözüm bulmak istiyordu. Aklına gelen bir fikir ile araştırmalara başlayan Cerf, bilgisayarlar arasındaki veri transferi olayını belirli temellere oturtmaya çalışıyordu. O dönemlere denk gelen süreçte Amerikan ordusu tarafından 1969′da Arpanet isimli internet benzeri geniş bir yerel ağ kurulmuştu. Bu sistem tamamen güvenlik amaçlı bir iletişim ağı olduğundan kendi sınırları içerisinde hapsolmuş bir yapıya sahipti. Cerf araştırmalarında bu sistemi ilham kaynağı olarak kullandı ve eşinin diğer insanlarla iletişim kurabilmesini sağlayabilmek için sistemi yaymaya başladı. Diğer bilim adamları tarafından da ilgi gören çalışma 1970 yılında resmen kullanılmaya başlandı. 1973-1978 yılları arasında TCP/IP protokolünün geliştirilme sürecinde yer aldı. Bu protokolün resmen kullanılması ile dünyanın heryerinden internete bağlanmak mümkün oldu. Bu noktada Cerf işin fikir adamıydı yani kıvılcımı çak...

Devamını Oku

» Uzaktan Kumandanın İcadı



Uzaktan kumandanın ilk örneklerinden biri, 1893 yılında Nikola Tesla tarafından “Hareket Eden Araç Veya Araçların Mekanizmalarının Kontrolü İçin Cihaz Tekniği” ismi ile geliştirilmiştir. 1903 yılında Leonardo Torres Quevedo, Telekino’yu Paris Bilim Akademisinde deneysel bir gösteri ile tanıttı. Aynı yıl içinde Fransa, İspanya, İngiltere ve ABD’de cihazın patentini aldı. Telekino, elektromanyetik dalgalarla iletilen komutları yerine getiren bir robottu. Telekino uzaktan kumanda alnında bir öncü ve dünyanın ilk radyo kontrol cihazı olarak kabul edilmektedir. Torres, 1906 yılında Bilbao Limanında kralın ve büyük bir kalabalığın önünde bir botu sahilden uzaktan kumanda ile başarılı bir şekilde yönlendirdi. Daha sonra Telekino’yu mermi ve torpidolara uyarlamaya çalıştı ancak parasal sorunlar nedeniyle çalışmayı tamamlayamadı. Ìlk uzaktan kumandalı uçak 1932 yılında uçtu ve uzaktan kumanda teknolojisi yoğun olarak 2. Dünya Savaşı süresince askeri amaçlarla kullanıldı. Bunun bir sonucu olarak Alman Wasserfall Füzesi ortaya çıktı. İlk televizyon uzaktan kumandası 1950’lerin ilk yarısında Zenith Radyo Şirketi tarafından geliştirildi. Bu uzaktan kumanda (diğer adıyla “Tembel Kemikler”) televizyona bir kablo ile bağlanmıştı. Bu ağır uzaktan kumandayı daha kullanışlı hale getirmek için 1955 yılında “Flashmatic” denen kablosuz uzaktan kumanda geliştirildi. Flashmatic’in çalışma prensibi bir fotoelektrik hücresi üzerine ışın demeti gönderilmesiydi. Ne yazık ki, hücreler başka ışık kaynaklarından gelen ışıkla uzaktan kumandadan gelen ışını ayırt edemiyordu. Ayrıca kumanda ışınının tam olarak hücre üzerine doğrultulması gerekiyordu. 1956 yılında Robert Adler, “Zenith Uzay Kumandası” adıyla kablo...

Devamını Oku

» Cd / Dvd İcadı



Televizyonun mucidi aynı zamanda ilk video kaydedicinin de mucididir: 1826'da John Logie Baird gramafonla aynı ilkeyi kullanarak 25 cm. çapındaki balmumu bir diskin üzerine görüntü kaydedebilen bir aygıtın patentini aldı. Philips Electronics firması Philips Lazervision ile diskin üzerine görüntü kaydetme fikrini 46 yıl sonra yeniden icat etti; 1972'de tanıtımını yaptıkları bu aygıt ABD'de 1980'de, Avrupa'da 1982'de piyasaya sürüldü. Ayrıca Philips ile Sony firmalarının ortak olarak CD'yi piyasaya sürdükleri tarihtir. (1982) Lazer okuyuculu videodisk ve CD, James T. Russell'ın icadı olan optik diskten türemiştir. Russell, vinil plakların pikap iğnesi yüzünden aşınıp yıpranmasından bıkmış ve 1965'te bilgiyi lazerle okunacak şekilde bir disk üzerine kaydetme fikrinin patentini almıştı. Philips firması, Russell'ın fikrini video görüntülerini kaydedecek şekilde genişletti ve 1969'da Klaas Compaan ve Piet Kramer, video uzunçalarını geliştirdi: 30 cm'lik video diskin ilk tanıtımı 1972'de yapıldı ve 1980'de Lazervision adıyla piyasaya sürüldü. Bu arada, 1975'te Philips'in ses üzerine sürdürülen AR-GE çalışmalarını yürüten mühendislerden Lou Ottens, sesi küçük bir optik disk üzerine kaydetmek için çalışmalar yapıyordu: Sony ile ortak geliştirme çalışmasından sonra, 1982'de yaygın olarak kullanılan 4,8 inçlik (12 cm) kompakt diskler piyasaya çıktı; bu buluş daha sonra da CD-ROM olarak bilgisayarlara uyarlandı. Baird'in diski ile Philips'in Lazervision'ı zamanlarının ötesindeydi. Doğru düşünülmüş icatlardı ama kullanılmaları pek mümkün değildi. Bununla birlikte, disklerdeki ve lazer teknolojilerindeki ilerlemeler 1990'...

Devamını Oku

» Fonofragın İcadı



Sesleri kayıt ve tespit ederek istenildiğinde tekrar edilmesini sağlayan makine. Ünlü Amerikalı bilgin Edison tarafından 1877 tarihinde icat edilmiştir. Edison, ilk deneylerinde,sesleri tespit için madenî bir silindire sarılı ince kalay bir levha kullanmıştır. Silindir, çevrilen bir kolla, yavaşça ileri geri hareket ediyordu. Silindire karşı konulmuş borumsu bir ağızlıktan kelimeler kuvvetlice söylenince meydana gelen ses titreşimleri, ağızlığın önündeki ince ve hassas tablaya çarpar, böylece, o tablaya iliştirilmiş olan çelik iğne, seslerin titreşimine göre kımıldanarak kalay levhada çizgiler meydana getiriyordu. Bu silindirin yeniden hareket ettirilmesi ile de tespit edilmiş sözler, yemden duyuluyordu. İlk zamanlarda çok basit olan fonograf, daha sonraları geliştirilerek yerini gramofona ve diktafona bırakmıştır. Kaynak: www.turksite.eu Diğer Önemli İcatlar  Aspirin Gemi Pervanesi Planör Atom Bombası Gözlük Paraşüt Atom Gramofon Paratoner Akümülatör Güneşte Kararan Gözlük Penilisin Akrobat Lamba Havagazıa Pil Alfabe Havai Fişek Pipet Alkol Helikopter Pi Sayısı Ampul Hesap Makinesi Poşet Çay Asansör Isıya Dayanıklı Cam Pusula Ateş İnternet Radar Ayakkabı Kağıt Radyografi&Radyoskopi Ayna Kalem Radyo Barkod Kaşık Raptiye Bıçak Kimyasal Güb...

Devamını Oku



İlginç Herşey İnsanda Merak Uyandırır

Sitemiz Yenileniyor


Tasarımımızla ilgili fikirler vermek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.