» Organizma Nedir?

Organizma Nedir? |  görsel 1


Canlı ya da Organizma; biyoloji ve ekolojide, fonksiyonlarını yaşama mümkün olduğunca uyum sağlayarak sürdüren basit yapılı moleküllerin veya karmaşık organlar sistemlerinin bir araya gelmesiyle oluşan varlıklar için kullanılan bir kavramdır.

Canlılar; çevreye uyum sağlama ve üreme, kalıtım gibi ortak özelliklere sahip doğal varlıklar grubunun ve "yaşam" denilen ve nasıl oluştuğu hâlâ çözülemeyen gizin temel öğeleridir.

Kökenbilim

Canlı sözcüğü Farsça'dan Türkçe'ye geçmiş olan "can" sözcüğünden türemiştir. "Can" yaşama, yaşam anlamındadır. Buna sahip olanlar ise canlıdır, yani "yaşayan"dır . Organizma ise araç/alet anlamındaki Yunanca "ὄργανον (organon)" sözcüğünden gelir .

Canlıların sınıflandırılması

Evrende birçok canlı vardır ve bilim insanlarının bunların her birini tek tek incelemesi mümkün değildir. Bu yüzden, canlılar sınıflara ayrılırlar. Canlıların belirli özellikleri göz önüne alınarak yapılan gruplandırmaya sınıflandırma veya biyosistematik denir. Sınıflandırmayı inceleyen bilim dalına sistematik (taksonomi) denir. Canlılar temel olarak 6 grupta sınıflandırılır. (Monera Alemi Arkeler Alemi Protista Alemi Fungi Alemi Bitkiler Alemi Hayvanlar Alemi )

Organizma, biyolojiyi ilgilendiren bir terimdir. Son derece temel bir kavram ol­masına rağmen onu açık seçik ve ayrıntılı bir şekilde açıklamak oldukça zordur. Ge­nelde kabul gören tanıma göre biyoloji organizmayı, üreme, büyüme, metabolizma, uyarımlara tepki ve uyarlanma gibi hayati faaliyetleri sürdürebilme yeteneğine sahip en ufak protoplazma olarak görür. Organi­zasyon da canlı organizma için bir mihenk taşıdır, bir bütünü vücuda getirecek şekilde birbirlerine entegre edilmedikleri zaman, organizmanın değişik parçalan karmaşık, ama cansız maddeden başka bir şeyi ifade etmezler.

Sosyal Bilimlerde ise organizma İki ana anlamda kullanılagelmiştir. Bunlardan ilki biyolojik anlamının doğrudan tatbikidir: Birey olarak insanlar ve tür olarak insanlık.

Psikolojide, sosyal psikolojide ve antropo­lojide bu kavram, teorilerin kurulmasında ve araştırmalarda kullanılır. Örneğin K. Young kişiliğin gelişmesini açıklarken, “en başta, önceki nesilden dünyaya gelen biyo­lojik bir organizma vardır. Gelişme yetene­ği, fiziksel büyüme yeteneği ve atasından devraldığı özelliklere sahip bir organizma. Hayvani özellikler üzerine oturmakla bir­likte bu organizma, insan kişiliği denen şeyi meydana çıkaracak olan temel yapı ve fonksiyonları da içerir.” Sosyal bilimlerle uğraşan bilim adamları, sosyal gelişmeler karşısında bireylerin kendilerine yardımcı olarak kullandıkları organizmanın uyum yetenekleri, tepki becerisi ve bireysellik gi­bi özellikleri üzerinde çokça dururlar.

Organizma, tek bir bütünü oluşturacak şekilde parçaların biraraya gelmeleriyle or­taya çıkan şeydir. Bu bütün içinde hücrele­ri, organları ve organların oluşturduğu do­laşım, sinir gibi sistemlerin anlamlarını, sadece bir bütün olarak organizmanın haya­tında taşıdıkları önem şeklinde değerlendi­riyoruz. Politika teorisi üzerine yapılan da­ha çağdaş bir çalışmadaki şu cümle sosyal bilimlerle ilgilenenlerin biyolojik organizmalardaki tekil karakterlere ilişkin genel yaklaşımlarını yansıtın “Bir organizma or­tak bir amacın tesisi için, birbirlerinin yar­dımlarına koşabilen parçaların birleşme­siyle oluşmuş canlı bir şeydir. Bu yardım­laşma toplu olarak oluşturdukları bütüne de faydalıdır. Organizma canlı yapıların bir bi­leşimidir ve onun içinde parçalar, bütünün yaşamını devam ettirmesi için birbirlerine sürekli dayanak teşkil eden organ veya alet­leri oluştururlar.”

Bazıları için hayati çerikli açıklamalar fazla teleolojik kaçabilir, yalnız şu da hatırlanmalıdır ki, bu kavram önemli bir anlam daralmasına uğratılmıştır. Örneğin tüm canlı organizmalar aslında hassas oldukları çevre uyarımları karşısında tepki gösterebi­lirler, bu tepkiler de canlının, türün veya her ikisinin de canlılıklarını devam ettirecek bir etkiyi meydana getirebiliyorsa uyarlanma tepkisi (adaptif tepki) adını alırlar. Bu ne­denle uyarlanma, yapısal değişikliklere yol açıcılığından dolayı organik evrimin temel bir kavramı olarak kabul edilir.

Sosyal bilimlerdeki organizma kavra­mının, zamanımızdaki ikinci kullanım şek­lini sosyaf sistemlere uygulanmasında bu­luyoruz. Aristo’ya kadar uzanan yazarlarda bile toplumun zaman zaman organizma ola­rak algılandığını gözlemleyebiliyoruz. Her ikisi de genel planda aynı organizasyona sa­hiptir, aynı kanunlara uyarlar, her ikisinin de kendilerine has zekâ ve bilinçleri vardır. Günümüzde en yaygın görüş ‘sosyal organizma’nın bir benzetme, ama sadece bir benzetme olup ne bir tanım, ne de bir açıkla­ma olduğu şeklindedir. Bu nedenle de önü­müzdeki sorun “sosyal organizma” terimi­nin uygun bir tanım olup olmadığı tartışma­sı değildir; sorun bu ifadenin iyi bir benzet­me olup olmadığıdır. Bu durumda bir taraf­tan insanın kültürel ve sosyal hayatı, biyo­lojik düzeyini sosyal bilimlerde süper or­ganik gibi kelimelerin pek sık kullanılma­sında görüldüğü gibi fersah fersah aşarken, birçok yönlerden de problemin sosyal bi­limlerde de, biyolojik bilimlerde de ortaya konuluş tarzları özdeştirler. Örneğin;

a) Sosyal sistemlerin ve organik sistemlerin yapı ve fonksiyonlarına yönelik sorunlar ile,

b) Bu sistemlerin köken ve gelişimleri­ne yani biyolojik ve’kültürel gelişmeye ilişkin sorunlar aynı temele oturmaktadır.

 

 


Duyuru
Sitemizde güncelleme çalışmaları devam etmektedir.
Görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşabilirsiniz !